Monthly Archives: februari 2017

//februari

Hadi Öldür Şunu Aslanım

By |2018-07-19T14:56:19+00:00februari 17th, 2017|ÖYKÜ ODASI|

Horozun ibiği kan içinde yerde yatıyor. Nefes nefese kalmış ve sonunda pes etmiş gibi yemliği alçalıp yükseliyor. Bir daha ayağa kalkabilir mi emin değilim. Etrafı saran kalabalık yerini gölgelere bıraktı. Yarım saat öncesinde onlarca insan burada durmuş bağrışıyordu. Ne için? İki hayvan birbirine doğru uçuyor, gagalıyor birbirini. Seyirciler var güçleriyle boğaz patlatıyordu. Koltuk altları, yüzleri, [...]

Giriş yazısı 2

By |2018-07-19T14:56:19+00:00februari 17th, 2017|EDITÖR ODASI|

Sevgili okur;      Orhan Veli’nin bu dizesiyle açılmıştım size ve denize; tüm kaygılarımızı ve amacımızı dile getirmiştim… Tekrar denize gidiyorum elimde bir valiz ve Akrostiş’in ilk sayısı ile.  Eski bir tramvay istasyonunda iniyorum, De Haan’da… Öyle eski zamanlardaki, öyle güzel ki, Kafka geliyor aklıma.      Tramvayın birinde dikiliyorum, diyor Kafka kararsız bakışlarla. [...]

İçimizdeki Hayvan ve Türk Tipi cinsellik

By |2018-07-19T14:56:19+00:00februari 17th, 2017|Brussel's Crow|

On bin yıldan beri oturduğum tahta bar sandalyesine yaklaştı; ağzımın içi tepeden tırnağa fındık likörüyle harmandı, ağzını kocaman açıp dilini gezdirse damağımın içinde, aslında o da sebeplenecekti bu harika fındık liköründen diye geçirdim aklımdan. Belli ki, sevişmeyi değil soruları tercih etmişti, niye bu hayvanlık, neden tek eşli olamıyor bu erkekler, içinizdeki hayvanı niye ehlileştiremiyorsunuz, [...]

Erimiş

By |2018-07-19T14:56:19+00:00februari 17th, 2017|ŞİİR|

Gün gelir verilen sözlere karşın yoksun demektir artık ekmek ve sevgi mücadelesinde Beden yalnızca aletmiş meğer ne söylüyorsa suflör onu yapan Bitmiş artık kovalamacası ve trajedisi kalplerin Pir’in parlak bir rolü vardı sana özel Avazın çıktığı kadar bağırmıştın insan olup hayatla baş etmek için yumruğunu sıktığında hayat da nasıl bağırdı oysa ayazın bahar [...]

Giriş yazısı

By |2018-07-19T14:56:19+00:00februari 17th, 2017|EDITÖR ODASI|

Öyle zorlanıyordum ki dergimiz Akrostiş’in gün yüzüne çıkarma vakti geldiǧini yazmaya, sizlerle paylaşmaya… Hâlbuki bir parça deniz mavisi yetiyormuş… Aklıma Orhan Veli’nin Dalga şiiri geldi. Diyor ki usta: Mesut sanmak için kendimi Ne kâǧıt isterim, ne kalem Parmaklarımda sigaram Dalar giderim mavisinden içeri Karşımda duran resmin… İşte o resim Akrostiş’ti Benimhayatımbirşekildehepedebiyatveşiirilekesişti. Nediredebiyatdiyeşöylebirdüşündüǧümde;bir anlatma biçimi, [...]