Monthly Archives: oktober 2016

//oktober

Uyku Hapları ve Gaz

By |2018-07-19T14:56:19+00:00oktober 11th, 2016|ŞİİR|

gece kanıma giriyor yoruldum kendime kusursuz bir ölüm aramaktan nihayet nasılsa aynı; 160 ya da 40'la çarpan bir arabanın tekeri altında başımsa bu kalan ya da bir küvette tertemiz parlayan bilinsin son mektubumu başkaları imzaladı oturaksız komşu; merdiveni çıkarken ağlayan bakkal - dikkatsiz; yüzüme merhabayla bakmayan ya da halklar ve aşklar; ne zaman inansam [...]

KITAP ELEŞTİRİ: UYKU

By |2018-07-19T14:56:19+00:00oktober 11th, 2016|KİTAP ELEŞTİRİ|

"H erkes uyur. Uyku, geçmişle bugünü birbirine bağlar. Uyku sindirir, yaraları sarar. Uyku, zenginle fakiri, kadınla erkeği, insanla hayvanı eşitler. Benden başka herkesi." Belçikalı yazar Annelies Verbeke bu ilk romanında uykusuzluk çeken Maya ile gecenin içinde karşılaştığı ruhdaşı Benoit'nın hikayesini anlatıyor. Maya önceleri yakınlarının önerdiği ballı sıcak süt, gevşeme terapisi ve çeşitli benzeri yöntemlerle [...]

WANNSEE’NiN MAVi SULARI

By |2018-07-19T14:56:19+00:00oktober 11th, 2016|ÖYKÜ ODASI|

-B erlin nasıl? Annem telefonda teyzem ile konuşurken sorar hep. Her zaman gittiği bildiği bir şehir gibi sorar. Pencereden sokağın görüşünü düşünür. Ağaçların arkasındaki kıvrılan yolu, caddenin köşesinden park edilmiş üstü açık arabayı, sokakta balon uçuran, top oynayan çocukları eksik etmez manzarasından. Gökyüzüne başını kaldırır sanki. Kuşları uçurur. Neşesinden masmavi olur göğü. İçi sıkıntıyla [...]

“TROYA ÖNÜNDE ATLAR” YA DA SiiRiN “BÜYÜLÜ GERÇEGi”

By |2018-07-19T14:56:21+00:00oktober 11th, 2016|DOSYA|

Şiiri, temel, en basit diyebileceğimiz biçimine, bir başka deyişle çekirdeğine indirgediğimiz yerde, bizim için ne bir söylev ne de bir açıklama içermeyen bir ezgiyle karşılaşacağımız neredeyse muhakkaktır. Bu ezgi, aynı zamanda insanlığın en eski sevinç ve acılarının, düş ve korkularının, varoluş kaygılarının da kaynağında yer alır. İlkel toplumlarda şiir, maddî ya da manevî kültürün [...]

BARDAK

By |2018-07-19T14:56:21+00:00oktober 11th, 2016|ÖYKÜ ODASI|

En son o dokunmuştu. O; kadın. Onun kadını. Ölümünden sonra ona kalan tek şey bu eski bardaktı. Acıyla hatırlıyordu. Parmak izleri bardağın üstündeydi hâlâ ve dudağının değdiği yer, işte tam orası yüzeyde şeffaf bir denizanası varmış gibi parlıyordu. Camı havaya kaldırıp ışığa tuttuğunda çizgiler daha net seçiliyordu. “Tam istediğim gibi” diye düşündü. İnce uzun [...]

Boekrecensie: SLAAP

By |2018-07-19T14:56:21+00:00oktober 6th, 2016|RECENSIE|

"Iedereen slaapt. Slaap verbindt het verleden met vandaag. Slaap verteert, hecht de wonden. Slaap stelt rijk en arm, man en vrouw, mens en dier gelijk. Iedereen, buiten mij."De Belgische schrijfster Annelies Verbeke schrijft in haar eerste roman het verhaal over Maya en Benoit. Maya heeft een slaapstoornis. Tijdens haar eerste slapeloze nacht komt ze [...]

Stemmenorkest

By |2018-07-19T14:56:21+00:00oktober 6th, 2016|POËZIE|

De meeste mensen die ik ooit ben geweest verloor ik gaandeweg uit het oog maar mijn vijftienjarige ik rij ik elke ochtend voorbij. Als een ja-neevraag leunt hij tegen een bushalte. Met zijn handen in zijn zakken somt hij op waar hij zijn leven voor zou geven. Het is niet veel. Het is alles [...]

Als de waarheid zo vals is, zijn dromen het meest reëel!

By |2018-07-19T14:56:22+00:00oktober 6th, 2016|KAMER EN DE MAN|

Ik zette een streepje. En later nog eentje daarnaast. En nog een. Hoeveel waren het er? Hoeveel streepjes heb je eigenlijk nodig? Stel dat ik nog een vierde streepje zet en dat daarmee alle streepjes met elkaar verbonden zijn zonder dat ze een rechte lijn vormen. Of dat ze met elkaar verbonden zijn in [...]

Mustafa Kör: “Taal is honing voor mij: eenmaal ik proef, wil ik meer.”

By |2018-07-19T14:56:22+00:00oktober 6th, 2016|GASTEN|

Het is 1976 en Mustafa Kör ziet het levenslicht onder de Anatolische zon. Drie jaar later wordt hij meegetroond naar België. Mustafa groeit op in Opgrimbie waar hij in 1998 na een auto-ongeval aan de Duivelsberg verlamd raakt. Zijn verlamming is het ontwaken van iets dat wellicht eerder al in hem sluimerde, namelijk literatuur. [...]